13 Aralık 2012 Perşembe

Ichi rittoru no namida/ One Liter of Tears







  Oy allam nasıl başlıyım ben bu yazıya. Ağlamaklı gibin bişiyim ya bitirdi beni bu dizi yeminle, hayır yok benden bu hafta benden bişi beklemeyin cınıms. Bırcı tanıtmını bloğunda şaaptı spoisiz okumak istisiniz buyrun  Ben daha Brıcı'nın bu tanıtımından hüzne boğulmuştum hatta "başlamam oğlum buna" dedim. Ama işte bi şekilde bunu dedikten sorra başlamış buldum kendimi. Burdan Bırcı'ya sevgilerimi gönderiyorum ::::)))))) cınıms çok hayırlı iş gördün he!


*MV'de spoi yok gönül rahatlığıylan izleyin.


   Olay; spoisiz bi şekilde özetlemek gerekirse, 'omurilik soğanı dejenerasyonu' hastalığına yakalanmış bir kızın yaşadıklarını konu alıyor. İç parçalayan diğer yanı dizinin gerçekten, bunu yaşamış bir kızın hayatından alınmış olması. Dramlarda neyin ağlayamayan bi insanım, böyle şeyler izlerken anca gözüm doluyor burnum akıyor dışardan, ama gel içime bak gel gel.... içimdeki tüm organlarımın birbirine sarılıp hönkürdeştiğini iddia edebilirim, yaparım! Daral geliyor valla ağlasam da kurtulsam mına koyim, dizinin tüm kederi içimde şişti. Tüm hüzün böğrümde yağne. Neyse du özetteydim, he işte kız bu hastalığa sahip ve tedavisi yok, sebebi yok, ne şekilde, niye ortaya çıkıyor olduğu bilinmiyor. Bilinen şey tek şey nelere yol açtığı. İşleyiş; ilk 2 bölüm sağlığındaki bozulmaları ufak ufak görüyoruz sonrasında da ailenin duruma karşı gösterdiği mücadele, aile ilişkileri, kızın yaşadıkları üzerinden geçiyor.


       *BURDAN SORRASINA İZLİYENLERİ ALIYOK GENŞLER! GİDİN İZLEYİN ÖYLE ALIRIM HADİN!





   Dizinin en can alıcı yeri, kesinlikle son kısımlar allahsızlaaaaarrr!!! Dayayın o müziği zaten bi'tap düşmüşüm burada o şarkıyla iyice koyveriyom kendimi. Bu hastalığa sahip asıl kızın, hastalığı esnasındaki ve öncesinde, kısaca yaşadığı dönemlerden fotoğraflar slayt olarak gidiyor her bölüm sonu. Dizi boyunca kendimi tutsam da orada bi hönkürme, burun çekme "laaağğğğnnn TT_TT" oluyor. Kayış kopuyor orada.




    Kızcağızı House'a göstereydiler işte TT_TT düşündüm la baya baya bunu tasarladım ben. Herkesin söylediği o "tatta...juugo sai desu" içimi parçaladı la, hele o annenin ilk öğrendiğindeki söyleyişi "daha 15 yaşında" allam hoyf içim buruş buruş yeminle he. Annenin o çırpınışları hiiğğ böğrüme pıçak saplanıyor. "Bu hastalık neden beni buldu?" sorusu kızın oyh bak gene fena oluyorum. Muhtemelen hangi hastalık başımıza gelse biz de bunu sorarız. Garip bir hastalık cidden ya Ayachan'nın dediği şu cümle açıklar bence "bazen bedenim bana ait değilmiş gibi hissediyorum" yaşıyorsun ama bedenin kenara çekilmen gerektiğinde sana itaat etmiyor, konuşmayı istediğinde yerine getirmiyor. Gittikçe konuşamamaya, yemek yiyememeye, yazamamaya sebep olan bir hastalık, sinir sistemi gittikçe işlevini yitirmeye başlıyor. Ben burda yine özete kaydım galibam. :B


  Nöroloğu dövesim gelmedi değil ilk bölümlerinde, o nedir yea "anne olarak kızınızın hastalığını kabullenmelisiniz" nedir yani, kadına kızın konuşamıycak, el ayaktan düşcek sorra da ölcek diyorsun, be adam kadın sana "he iyi ben de bunu bekliodum ok ozaman" mı diycekti it! Bütün dizi boyunca habire aile üzerinde bilhassa anne üzerinde bi baskısı vardı sinir oldum. Sorra bi içim acıdı ona da sonlarda hele.




   Bırcının da dediği gibi babanın o başlardaki şen şakrak hallerinden belliydi nassı yürekleri dağlıycağı. Son sahnede hiiğğğ... Aya diye çığırışı dağladı beni bak gene ürperdim. O güldürmeye çalışmaları, kendini koyverşinde ben çırpındım burda bişi yapmalı felan diye. Yedim oğlum kafayı, beynim aktı benim, yokum ben artık.





Yalnız Kennichi!nin o haller neydi yea lsdnfklsdfn. Hem tip hem de oyunculuk açısında bıyıkları terlememiş körpecik gençti resmen. Ama tam bir beyinsizdi ite bak ya kız hasta diye uzaklaştı ya kızdan piiiğğğ sana.




Ayrıca basket takımındakilerin de mahalle kadınlarının da topununa allah pelasını, dalga geçtikleri şeye bak ya duvardan duvara fırlatıp, suya batırıp çıkarmak istiyorum. Veli toplantısında ailelerin "kızımın notları onun yüzünden düştü." şikayetlerine orda olup da "o senin kızının gerizekalılığı cınıms." lafı yapıştırmak ve "insanlığının ta mına koyim" demek, çok istedim. Hele şu yandaki iki şeytan kralın tohumlarını izlerken çok çeşitli işkenceler hayal etmedim değil. Kızın sayılı günleri var, ha öldü ha ölcek gençliğinin baharında bi sürü sıkıntı yaşıyor bunlar hala "yarimi çalıyor bu kız." kıskançlığında boyunuz posunuz asfaltın dibine girsin hemi! İnsanların müthiş bencilliğini görüyok yine. Hele bi sağlığınızı kaybetmeye görün anacım, düşmanca bakışlar, (ki niye anlamış değilim) yakın arkadaşlarınızın kendilerine vakit ayıramamaktan şikayet etmesi, dersin kız yüzünden geç başlıyor oluşundan şikayetler vs. Evet gerçekten de yorucudur kesinlikle, ailesi için arkadaşları için ama dışlamak, kötü gözlerle bakmak nedir? Hele otobüse bindiğinde yanına oturduğu adamın tiksinç birşeye bakıyormuş bakışları, kendini geriye çekme çabası senin de boyun posun devrilsin amca! Hof hakkaten büyük sorumluluk, "ben mükemmel iyi davranırdım oğlum kesin" diyemem çokca empati yaptım da ben dizidekilerle. Yok yani Asoukun'nun üstündeki sorumluluğu ben bile hissettim ki aileninkine hiç girmiyorum.




  Bu kadının, annenin mücadelesine, hırsına hayran kaldım hacı sen müthişsin ya.


Bu cümlesi niyeyse bana çok dokandı hiç evlilikle ilgili düşüncem felan yoktur benim ama oğlum kızın herşeyi elinden alındı lan. Okuması, iş sahibi olabilmesi, sevgilisiyle gezinmesi, geleceği sadece bi hastane odası. Hiç birimiz bunları yapmaya çok da meraklı değiliz ama o bunlardan da öte en çok istediği yürümeyi kaybetmemekti ya oyh yiter.

   8.Bölümde Aya'nın okuldan gitmesini istemeleri, şikayette bulunmaları sonra da gidiceği gün Aya'nın duygusal konuşmasının ardından sınıfın koşup Aya'yı yol etmesi ÇOK SAMİMİSİZ GERÇEKTEN ÇOOOK!!?? Kalbimlen küfrettim cınıms o kadar duygulandım yani!? Okuldan ayrıldıktan sonra, asıl Ayachan'nın defterinde yazdığı bu sözler bitirdi beni...gittim ben orada, ağlayabilseydim eminim anırarak ağlıyor olurdum.

"...Hayattayım
Okulun bitmesine daha 4 gün var.
Görünüşe göre herkes benim için bin turna yapıyor.
Kağıtları özenle katlarken ki bakışlarını hatıralarımın derinliklerinde saklayacağım.
Ayrıyken bile onları asla unutmayacağım.
Ama onların, "Ayachan, gitme!" deyişlerini duymayı tercih ederim."
                                                                           Ichi rittoru no namida'dan...




   Kendimi şu an çikilataya verdim, mutluluk felan salgılansın bişi olsun da kederden çıkam artıkın diye. Dizinin sonuna kadar ister istemez bi mucize bekledim, her ne kadar Bırcı alıştırmış olsa da süpriz olmayacağına, cıks hacı engel olamıyorsun kendine nörolog orda tedavi bulmak için çırpınırken. Ağlayabilenlere sesleniyorum oğlum kıymetini bilin yemin ediyom he, tüm  hüzün içimde balon oldu, taş oldu, öküz oldu bişi oldu ama ben geberdim yani. Acı bir hikayeyeye sahip olan gerçekten olmuş olan bir olayı Türkçe altyazıya çeviren kişinin çevirisinin sonuna yazdığı "sıkıldım...vb" saçma not düşüşünü doğru bulduğumu söyleyemiycem. Çeviriyi zorla tutuşturmuyoruk cınıms eline töh, zorla yapıcaktıysan zorlamayaydın bak zahmet olmuş gibin! Bu da içimde kalmasın, tüm o hüzünle izlerken diziyi sonunda böyle "garip" notlar görmek...sinirlendirdi beni.



6 yorum:

  1. tüm derdin ağlayamayıp içinde patlaması mıydı yani?
    bende hem ağladın hemde için için şiştin sanıyorum,bi yandan da teselli ediyorum kendimi ki yazık benden daha çok etkilenmiş kendine gelememiş diye.. :)
    evet bu dizide ağlamak baya rahatlatıyo insanı ama adı üstünde dizinin kendisi sakat bi kere..
    bi hafta salya sümük dolaştım ki ben ,suratımın şişliği de cabasıydı..
    Allahtan evdekilerle beraber ağlayıp kendimizden geçtiğimizden evde şiş gözlerle dolanmak sorun olmamıştı ama o ara eve gelen misafirlere durumu anlatmak baya zordu..
    yinede bu dizinin en çok dokunan tarafı gerçek yaşanmış bişi olmasıydı ki bu bi insanın başına gelebilecek en kötü hastalıklardan biri sanırım..yavaş yavaş kendini kaybetmek.akli melekelerin yerindeyken bedenine söz geçirememek..çok zor..Allah kimseye vermesin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek derdim tabisi de o da değildi yahu anlattım ben o kadar tepede, duygularımı şaapamamışım dimek.
      Evet kesinlikle en kötüsü, duygulandıranı gerçek olması, o sondaki fotoğraflar falan fena etti beni. Çok zor bilhassa ailesi için. :'(

      Sil
  2. Tuğçe'de benim yazıda şarkıları dinleyip başladı, bizden hiç hayır gelmez yeminle bu ara doaıjsdoaısdjasıd
    Ay sen ağlamayanlardansın. Ben ağlamayı çok sevdiğimden dramı hafif gelen şeylerde bile kendimi zorlarım pdaıjsdoasıdj sevmedim ama olsun derim. Hafif dramlar çok sıkıyo canımı o yüzden tatmin olmuyom :B

    AY RESMEN HER KELİME DE TİTRİYOM TÜYLERİM ŞOOLUYO LAN!

    Olm senseiyi boşuna suçlama lan, doktor sonuçta adam duygularını bi kenara koyup çat çat söylemesi gerek ki aile önlemini alsın, başına gelcekleri bilsin. Ki zaten yazık senseim de koyverdi kendini sonradan biliyon :'('('((

    O okuldan ayrılma konuşmasında bu ırıspılarda ağlıyodu bi de. ŞİRİFSİZ SİİİRTİİİKK!!! Senin yüzünden gitmiyo mu acaba koca götlü ya valla bak of ay çok allaahhhhh!!

    Abi o sondaki not...evet... hadi özlü sözleri döşemişsin, ama en başta neden trip atıyon lan "her ne kadar okumıcanızı bilsem de" diye doaısjdaosıdja ergen seni neden yapıyon böyle! Sonra kendi hayatını anlatmaya başlaması zaten LA KAK GİT KIZ diyemedim...

    Bi de kendi blogumda yazmayı unutmuşum. Aya öldükten sonra annesinin MEKTUBU!!!!!!!!! YÜRÜYO MUSUN KOŞUYO MUSUN GÜLÜYO MUSUN DİYE OF AY AĞLICAM!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. knfdlkgndfk dramı hafif gelse de ağlıon mu olm sen de oto boka ağlıon o zaman la.
      Sensei'yi evet sorradan çok icim cız cız yaptı. hele Aya diyor ya "bu hastaneden gidiyor musunuz? " bu da "seni terketmiycem" felan diyor sorra odayı dağıtıo felan hiğğğ T_T

      Ay ben de hiç dalga neyin geçemedim la bi Ryo'ya kulp takabildim, gerçek ya hikaye yapamıom olm sonuçta bizim de bi ağırlığımız var vicdan var.

      Ay anne ay anne deme bana hüf :'(

      Sil
    2. Sinir oluyom çünkü ağlamazsam lan. Bı nieaa yiaa desem bile zorlarım pdaskdoasıdk
      Nede dalga geçtim la ben onu anlamadım :B

      Sil
    3. Ryo'nun yürüyüşle felan dalga geçebildim bi diyorum, kıza bişi diyemedim vicdanım sızlar yapamam dedim.

      Sil