20 Ağustos 2013 Salı

PTT'yi batlatamıyok mu?

Gün geçmiyor ki PTT ile yeni maceralara yelken açmayalım, yeni sorunlar yaşamayalım, yeni küfürlere girişmeyelim. Evet yine o "ptt kalp ben!?" sevgililiği anlarındayım. Hazır böyle bi bana uğramışlarken şuraya PTT ile olan geçmişimden bahsedeyim dedim. 
Ptt kurumunun kendisi yeterince savsakken çalışanları da aynı şekilde savsak ve göz yaşartıcı çalışma prensipleriyle beni benden alıyorlar. Şöyle en başlara bir gidelim. Geçen aylarda ebaydan 2 tane cüzdan almıştım biri önce geldi ve gelndiği esnada ben yoktum evde. Şöyle de bi karışıklık vardı ki ebaya mathilda diye üye olmuştum, kargo da o isime gelmiş tabi. Önce gelen cüzdanı getiren ptt görevlisi beni aradı, "mathilda biz kapınızın önündeyiz nerdesiniz?" dedi hayır kendini tanıtma yok direk telefonu açınca bunu söyledi. "Siz kimsiniz?" dedim, "biz geldik yoksunuz napalım" dedi o.O benim tip böyle evet "hacı sen kimsin ptt mi arayan" dedim "evet nerdesiniz" dedi "okuldayım ben" dedim "kargoyu napalım" dedi o.O Sanırım pttde yetkili biriyim beni amiri felan belledi bana soruyor kargoyu napması gerektiğini. "Evde kimse yoksa şubenize geri götürün ben şuan alabilcek durumda değilim" dedim "eve ne zaman gelceksiniz" dedi lşasödasödasldasd SİNİRDEN GÜLÜYOM."ha? şuan gelemem ben beyfendi okuldayım" dedim "okulunuz nerde" dedi tabakhanede gel gel sen gel. Şubeye geri götüremezmiş çünkü saat 7 civarı oldugundan kapalıymış şube evleri benimkinin yolu üstünde olduğundan bırakalım demişler. Ne tatlı dimi!? :) Sonra annemi aradım "ana nerdesin sen?" dedim "evdeyim" dedi "kargo gelmiş niye almadın" dedim, "ürkünç tipli biri mathildaya özel bi hediyemiz var dedi kızım başka kimse gelmedi o kargo değildir dimi" dedi "anne odur kargo aç kapıyı sen al şunun elinden" dedim Özel hediye nedir? Pttcilere özel okunmalı şeyler mi veriyorlar artık? Aksi halde bu yavşaklık oluyor çünküm.

8 Ağustos 2013 Perşembe

Pembe saçlarım

Geçen aylarda bana bi "pembe olcam ben" hevesi uğradı Utapri yüzünden. O pembe fetişisti mangakaya sevgiler. Pembenin her tonundaki karakterleriyle hiç sevmediğim renge "ayyy negzel lağğnn" dedirtti. Sorra karar aldım ben boyıycam lan diye. Hakkat boyıycaktım ama bu yol hiç kolay olmadı bençin. hiç dört ayak üstüne düşmedim hep bok gibin şansımın esiri oldum. Önceki saç rengim turuncumtrak bir renkti. Bu mühim mesele başta bir söyliyim saçımın önceki rengini. Önce kendim açmayı denedim saçımı kuaföre gitmek ve bi yığın paracıklarımı dökmek istemedim. Gittim saç açıcı renk boyası aldım 4 kata kadar açıyormuş felan. Iı ıığ akmış olan, soluk turuncu rengimin en baş haline çevirdi beni. :') Turuncu oldum tekrardan ama daha açığıydı. 4 kata kadar açması beni önceki boyamda başa döndürdü. Sorra öyle madem mecbur kuaföre gitcem dedim. 2 hafta bekledim saçım yanmasın etmesin diye önceki boya biraz gitsin dedim. Aa dur onun öncesinde boyayı alma olayım vardı benim. Cotton candy alıcaktım ben normalde fekat manic panic'in stoğunda bitmiş, yaklaşık bi 2 buçuk hafta kadar bekledim tekrar teminini fekat yenilenmedi ben de pink cadillac aldım. Tekrar dönüyorum kuaföre şimdi, dün gittim saçımı platine açtırmaya. Oryallendikten sorra saçımın dipleri sarı aşşalara gittikçe turuncu olmuş bi biçimde çıktı oryalden. ::::::::::::::) Niye çünkü evren bana pembe bi kığps veriyor. Godoş seni diyyo bana, pembelenmek ne haddine diyor resmen. Kuaför "önceden kızarttığın için saçını (burda kızıl tonuna boyadığın için demek istiyor zaar) saçın cevap vermedi açılmaya" dedi. :::::::::::) Sen kafamın rengini görmedin mi benim olm? Kafamda hangi renk var biliyorsun, bilemedin mi oryalde nolcağnı anam? Neyse sorra içine sinmedi bi da oryalledi uçlarını saçımın. Bi süre de onu bekledim dün 3de girdiğim kuaförden 6da çıktım :::::::::::::) Neyse sonuçta açıldı saçlarım ve platin değil biraz koyusu oldu, bele civciv sarısının bi ton koyusunu düşünün öyle oldum.

2 Ağustos 2013 Cuma

Soooo Beast


Şuraya bi tıklıyak So Beast'i bi duyalım evvela.
Bir Beast postum olsun istedim... Bilinsin ki burda da bir Beast sever, sayar var istedim... Demogoji yapıyom biliyom, sıkıntının getirileri bunlar genşler bi görmezden gelirsek sevinirim. Ne diyordum evet... Beast için burda da bir kalp atıyor. Neyse kısa kesiyorum, üretemedim devamını. :') Bi 'Breath' dinlemeylen başlamış olan içimdeki Beast furyası, günlerden Haziran, aylardan Temmuz iken gittiğimiz Nuest sikimsonik görüşmesinde bangır bangır çalan "Beautiful Night" şarkısıylan Beast ile aramızdaki buzlar erimiş, ben Beast dinler olmuştum. Sonrasında aldığımız haberlen MB'de gelcek olmasıylan sevincimize sevinç katılmış, tüm canımız ve başımızla Beast'e sahip çıkar olmuştuk. (Allah kahretsin emi böyle sıkıntıyı) 'Ben' diye başlayan yazı neden ve niçin 'biz'e döndü hiç anlamadım.

23 Temmuz 2013 Salı

Kedi Günlükleri 2- Hayat bana zor!

Dün bahsettiğim o sevimlilikleri hele bi unutak. Çünkü ben hatırlamıom bilem. Dün öyle lay lay lom geçirdik akşam oldu sıra uyumaya geldiğindeyse, o mümkün olmadı işte. Kendisi ara ara uyumuş olsa da ben hiç uyumadım. Ezanı da babamın işe gidişini de birlikte ben pört gözlerle kendisi esnerken felan karşıladık. Kedi yatağın ortasına yatıp bana hiçbi yer bırakmadı, ben kıvrıldım az bi köşesine, bu sefer ayağımı filan kıpırdatınca o karnımın oraya yaptığı yerde fırlayıp ayaklarıma gitti, ayağımı yakalamaya flan çalıştı efenim tırnaklarını batırdı filan. Üstümde tırnaklarını batıra batıra gezindi, kıçımın üstünü kendine bariyer yapıp ordan atlayıp zıplayarak kendine akrobatik hareketler şaaptı. Döndü kıvrıldı kıçımın oraya yattı bi süre orda uyudu ben kıpırdayınca gene kalktı ::::::::::::) Sorra aldım yere yastığın üstüne bıraktım miyav miyav edip durdu yerde dolandı felan ele. Taşıma sepetine koydum orda da miyakladı. Odada bıraktım başka odaya yatmaya gittim  ona da miyakladı. ::::::::::::::::::::::::::::::) Demem o ki ben hiç uyumadım. Feci mutsuz, huzursuz ve gerginim. Sardı korkular gelecek yıllar oldu bende. Bugün bi sepet aldım (kedi sepeti değil) içine yastık neyin koydum ona da pek girme niyetinde değil gözüküyor. Bu gece napcaz netcez diye düşünmekten gün içinde çıldırcaktım. Tüm gün suratım =_= böyleydi.Bu gece ne bok yiycez diye düşünüom halen de çıcık pek uyutcak gibin gözükmüyor çünkü. Laptopumu da şuvan rahat bırakmıyor, klavyenin üstünde fink atıyor velet. Nası uyutcağımı bilen varsa bi diyiversin la hele.

Kedi Günlükleri-1: Tanışma- Edinme


İzninizle şuraya bir KEDİM VAAAR!!! diye bağırmak istiyom. :'''') Sonunda anamı ikna edip de kedi edinebildim dostlar. Bugün Şiğma'yla buluşup, daha önceden konuştuğumuz vetenirden kediyi almaya gittik. Kedi annesi ve kardeşleriyle veteriner tarafından bulunmuştu sanırım öyle bi hikayesi var. Sorracıma işte ben de kediyi evlat edindim :'') Edindim demek istiyom çünkü hoşuma gidiyor. Artıkın benim çıcığım o. Direne direne yıllar sorra kedi kazandım asdsadsa. Kedi kazanılan bir haktır oldu bizde. Ay em so hepi şu sıralar. İşte bi napacağını bilememezlik var lakin kendisi odanın içinde çılgın atıo. Fır oraya fır buraya koşup duruyo. Bi geliyo beni kokluoyo, bi geliyo yatağıma kıvrılıyor, kalkıo kendini aşşa atıo çarşafa çıkıcam diye tırmık atıyor, yukarı çıkıyor masanın üstünde zıplıyor. Şuvana kadar laptopa herhangi bi keşifte bulunmadı şimdilik bundan mesudum :'') Ama halen elimi ya da ayağımı herhangi bişi için kaldırsam korkup kaçıyor. Hele az önce kafamı çevirdim diye yataktan aşşa attı kendini. :''') O kadar da uğraşıom bana alışsın diye, artık avcumun içini de koklamıyor Şiğma, bıktı zaar :''')

20 Temmuz 2013 Cumartesi

Sıkılıyom varan:1- Şu sıra dinlediklerim...

Çok sıkıldım. Allahtan elimin altında blog var he, işsiz kalınca bi uğruyo buraya. Saçma felan buluom bişiler yazcak. İşte geçen yıl tam da bu sebep açtımdı zati bloğu, ah negsel etmişim ay negsel yapmışım asdnasdn. Bana hala az yazmışım gibin geliyor ki hakkat az yazmışım lan! Neyse ben bi şu sıra neler dinliyom yazısı yapim dedim. 

Hey gidin eski zamanlarım hey. Nerde o Amerikan rüyasında kaybolmuş mathi, nerde şimdi Kore'nin dibine vurmuş mathi deloy deloy. Zaman nası da geçiyor. Daha dün Blue'dur, Justin Timberlake'dir, efendime Green Day, P.O.D, Korn neyin dinlerdim la ben. Şimdi hakkat şöyle bi bakınca şaldnsşdasndasd çok karmaşık bişimişim. Sorra işte onlardan bi şekilde Japonya'ya geçtim. Epey bi süre Jpop ve Jrocklandım. İşte ordan sorra kpop. Kpop'da kaldım işte uzunca bi vakittir. Son günlerde sıklıkla dinlediğim kpopları yazcam şindi ben. 

17 Temmuz 2013 Çarşamba

BU KADINI ALAMIYOZ MU BURDAN!!!!!


Gitmiyor, kadın gitmiyor genşler bu kadın GİTMİYOR!!!! YAYDI EVİME GÖTÜNÜ KÖR OLASICA ZIKKIM GİTMİYOOOOOOOR. Ay delircem allam delircem, çılgın atıyom şuvan öyle böyle değil. Evi fırlatcam atıcam şimdi ay allah... İçimdeki hulk çıktı valla na böyleyim başka bi tarifi yok şuvanki halimin.
Şimdi noldu da ben çılgınlara geldim az bi derin nefes alim anlatcam. 
Bahsettiğim kadın halam, 2 hafta kadar evvel kalp ameliyatı oldu ve o zamandan beridir bizde kalıyor. Bir hafta hastanede yatmasının ardından bizim eve verildi. Kendisi başka bir şehirden geliyor. Hastanede yattığı süre boyunca zulm ettiği yetmedi kaltağın, bir de evde canıma turşu suyu sıkıyor. Onu da geçicek olursak, bugün doktora kontrole gittiler ve doktor yola gidebilirsin gayet iyisin dedi, normal şartlarda bu lafı duyunca bu hafta sonu gidicekti. Ama o piç, ırıspı, godoş komşusu az evvel aradı ve "ay Fatoşcum gelmesen mi acaba, bak mikrop filan kaparsın mazaallah bence bu ay orda kal" dedi. D:D:D:.D::d:dD:D:d LAAAAAAN SANA NOLUYOR GODOŞ SANA NOLUYOR LAN!!!! Kara çarşaflara gelesice mendebur, pislik seni sen ne karışıyorsun lan sen ne karışıyorsun. İşşala yolda arabanın üstüne meteor yağar, işşala o hamakta yatarken aşşada ev çukur açılır da içine düşersin, işşşaaaaalaaaaa banyo yaparken kanalizasyon suyu başından aşşa akar, tepene bok yağar emi.

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Xiah Junsu "Incredible"



Junsu'nun daha ilk albümü ve single'nın etkisi silinmemişken, ikinci bir albümle geri dönüş yapıyor. Çucuk çalışıyor genşler, eppek peşinde bizim gibin işsiz değil. Albüm çıkmadan special clip ve bir de teaser yayınlandı. 11AM isimli şarkıya gelen special kliplen şu sıralar yaşadığım aşkı buraya yazayım dedim. Junsu'nun Tarantallegra ve Uncomitted'ını baya sevmiştim, benim için en iyi albümler arasında. Ara ara dilime hala dolanıp açıp dinlediğim şarkılar olmuştular, ben daha eskitemeden o yeni bir albümle geliyor. Avsımlığını bu 2 şarkıyla doldurdu bu seferki o kadar iyi olmaz diye düşünürken, Junsu 11am ile benim ağzıma çorabı soktu evet, densiz dedi ben duydum. 

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Amerikanya'dan İzlediklerim... -1-

Amerika'dan neyin izlediklerimi de bir başlık altında toplıyım dedim. Bir sekmemde dizimag açık. Hatırlamakta zorlanıyorum çünkü bu sıra komple Batı dizilerinden izliyorum. Çünkü kısa, çünkü fantastiklik var, çünkü gerilim var, heycan var. Az Uzakdoğu'nun kimin eli kimin cebindeleri ve mirasyedilerine bir mola veriyim dedi sanırım bir 8 ay oldu ama ben hala dönemedim. Daha önceden izlediklerimi de yazıcağım için biraz popüler dizilerin olduğu yazı olacak ama ilk post napam. Nasıl yazıcağımı da bilemedim esasen, baya da bi Amerikanya dizisi yarım bıraktım :::::::::)

Friends



Şu başta bir dursun Friends, her ne kadar daha bitirmemiş olsam da, bunun sebebi eğlencemin çabucak bitmesine göz yumamayışımdır. Kendi dönemini ve sonrasındaki jenerasyonu etkilemeye devam eden belki de edecek olan dizi. Monica, Joey, Pheebs, Rachel, Ross, Chandler dizi bu 6 kişinin hayatını anlatıyor. Abi günlük sıradan hayatları bu kadar mı eğlenceli anlatılabilir ya. Döneminin kesinlikle en iyisi, Monica'nın o temizlik takıntısı bölümleri, o diologlar, oyunculuklar bayülüyüm. 

True Blood



Bu diziye sanırım 2. sezonundayken başlamıştım, vay anasını be o zamandan beri güncel bekleyip ölüom. 5.sezonunu sikimsonik geçirmiş ve finalini de bir o kadar çük bitirmiş olsa da yine de yeri ayrı olacak olan dizi. Eric Northman sevdasına bullara kadar gelmişken her seferinde "şimdi olmaz, şimdi pes edemezsin mathieee" diye yoluma devam ettim. Konusu şöyle, Japonlar (<3) suni bir kan üretiyor "True blood" isminde ve Vampirlerin yönetimi, İnsan yönetimiyle anlaşıp kendilerini ifşa ediyorlar. Artık vampirler aramızda dolanıyorlar delelelelel ::''''') bu ifşanın kültür şoku filan dizide işleniyor, vampir kanı bağımlıları filan var mesela bunlar güzel şeyler. Bazı Dracula klişelerinden kaçmamış olması dizinin benim için bir diğer güzel yanı. Yani ataya biraz saygı genşler, güneşe çıkamaz dendiyse Bran amca, çıkılmıycak arkadaş!

Vampire Diaries



Yeni sezonunu beklemekte olduğumuz şu günlerde, bir kaç ayımı heycanlı ara ara sıkıntınlı (3.sezon boyunca) yaşatan bir dizi kendisi. Her ne kadar sezon finalinde böyle  bakmış olsam da, zaman geçirmelik vampirli, aksiyonlu güzel bir dizi. Elijah ve salatalık statüsünde benlen birlikte güzel zamanlar geçirir olan Klaus ilen hayli bi hoş olan dizimiz, şuvan 5.sezonuna başlıycak ama tatilde. Elena'nın bir Damon, bir Stefan arasında gidip gelmesi ve devamlı olarak Elena'nın uğursuzluk çeken mıknatıs olduğu detaylarını geçersek ve Bonnie'yi unutmayalım geberip de geberisice bu kısımları atlayıp da izleyin, takılmayın teknik detaylara şasdadas


House


Zekana gurban olurum senin ::'''') Arayı uzun tutup kaçıncı sezonunda kaldığımı unutmuş olsam da House iz difirınt. House da ayrıdır bak şimdi allahı var, dizi güzel. (spoi: Cuddy ilişkisini saymassak) House'u Friends'de görünceki bi tipim var benim aşsdsadsnnad "eneeeyyyyy" olmuşum böyle bi, hiç konuk oyuncuya ele çığırmışlığı yoktur. Neyse ne diyordum, dizi hastane, doktorluk filanla ilgili. House çok bilmiş, kibirli, insan sevmiyen, anti islamist, anti hristiyanist vesayre vesayre. Ama zeki işte adam, sadece ilgisini çeken ilginç dosyalara bakan bir doktor. Diziye başlıycaksanız her bölümde "lupus" ve "kanser" denmesine alışmanız gerek. Türk sitcomlarına bile malzeme oldu bu, senariste biri artık her gelenin lupus olma ihtimalinin olmadığını söylesin!!! İşşala bi ara kaçıncı bölümde sezonda kaldığımı hatırlayıp da devam edebilirim, tahminim 5. ya da 6. sezonun ortaları ama... 

Leverage



Güzel diziydi, ama tadında bırakılmalıydı belki böylece iptal edilmesine engel olmuş olabilirdi. 5 kişilik bir hırszılık çetesi, müşterilerinin isteği doğrultusunda, haksız kazanç sağlayan sigorta şirketlerini, maaşını vermeyen işvereni, askeri bilmemneleri, devletin dolandırıcılarını çökertip, başvuran müşterisinin mağdur olduğu miktarı ve diğer mağdurlara paralarını dağıtıyorlar böyle bir hikayesi var. Toplamda 5 sezonluk bir dizi.

Lie To Me


Bu da daha bitirmediğim dizilerden, çok hoş çıksel bir dizi. Karşınızdakinin yalan söyleyip söylemediğini, telaşlı mı, ürküyor mu, gerçekten mutlu mu? Lightman, dizinin başrolü olan abi diyor ki bunları öğrenmeniz çok kolay, insanların mikro ifadeleri okuyarak aslında yalan söylediklerini anlayabilirsiniz diyor. Dizi, FBI'ın Lightman'nın şirketine getirdiği davalar üzerinden ilerliyor. Ama bu dizi de ipta olmuş, yine de iptali çok birşey değiştirmiyor bencesi, dizi genelde davalardan ilerliyor ve bölüm sonunda çözüme ulaşıyor. Baş karakterlerin hayatından çok bir kesit yok dizide.

The Borgias



Papalık tarihiyle ilgili bir dizi. Papalık tarihine etkili ve sansasyonel bir isim bırakmış olan Borgias ailesinin dönemini dizileştirmişler, daha bitirmedim ama onlar bitirmişler. Niye elimi attığım her dizi, yayından kaldırılmış olm bende bir uğurusuzluk var zaar. 

The Newsroom



2. sezonu bir an önce gelsin diye duvarları tırmıkladım, sonunda geliyor allam :'''))) Dizinin konusu, haber yayınclığı; haberlerin arka planını anlatıyor. Gazetecilerin haberleri derlemeleri, yayına hazırlanış, teknik aksaklıklar vesayre herşey. Gazeteciliğe özel bir ilgim olduğundan benim çok hoşuma giden bir dizi. Karakterler de bir o kadar sevdim, komikli, rekabetçi, sevimli insanlar var. İzle, izlet :3

9 Temmuz 2013 Salı

Okuduklarım Hakkında Bağzı Şeyler -1-: Otostopçunun Galaksi Rehberi 1


Yine elime aldığım bi kitabı zar zor bitirmeye çalıştım. 1 ayda 246 sayfalık kitaplan azaplandım. Azaplanırken ben bunu hele blog yapam dur dedim. Kitap çok sade, kolay kelimelerle, basit bir anlatım sunuyor. O yüzden de çabuk çabuk geçiyor kelimeler fakat aynı şey konu için geçerli değil. Konu akmıyor! Konunun sürükliyiciliği yok. Sürekli bişi ler açıklıyor, sürekli "falanca gezengende falanca kişi ama bu anlamsız bir tesadüftü onun dünyayla alakası yoktu. Aynı zamanda bugün onun falanca yaş günüydü ama bu da anlamsız bi tesadüftü" şeklinde ara açıklamalar var ama onu niye yapıyo anlamadım, aslında neyden bahsediyordu nereye geldi oluyorum. Konuda daimi bi kopukluk vardı başlarda, bi dünyadaki uzaylıdan bahsediyor sonra dönüyor öbür gezegenden bahsediyor bi türlü konuya giremedi! Romandan çok bir hikaye kitabıydı.


Kitabın yazarı, Douglas Adams. 5 kitaptan oluşan bir seri kendileri. Kabalcı Yayınevinden çıkmış. Kitabın ilginç olan şeysi, BBC için yazdığı radyo oyunu olması. Adams, ilk bu kitabı radyo oyunu olarak yazmış ve radyoda baya bi sevilmiş halkcana sonrasında bu popülerliği sayesinde 1979'da ilk kez kitap olarak basılmış. Hatta oyun, sinema filmi bilem olucakmış Adams ölmiyeymiş. Yani dönemine baya bi etki etmiş, ama niye ben bilmiyom. Niye kitleleri bu kadar peşinden sürüklemiş bu kitap? Bilmiom sanırım bi ben beğenmedim aşsldmasas seveni var çünkü okudum yorumları neyin. Bence belki radyo oyunu olarak tasarlanmış olmasındandır, çok basit bir düzende, hani bazen okurken kendimi aptal hissettim. "O kadar da açıklamana gerek yok taam biliyok" dediğim oldu. 
Hele çevirideki "aman yarabbi" şeklinde şaşırma, bana izlediğimiz dizilerdeki, animelerdeki altyazıların kimlerden esinlendiğini şaaptı.

 Ama kitap 82.sayfadan sonra bi dönüm noktası yaşıyor. Bi aksiyonlu bişiler geliyor, diologlar falan bi güzelleşiyor güldüm bilem hattası. Fakat yine de sadece heycan ordan ibaretmiş, geri kalan sayfalar yine bana bi iyi saatte olsunlarlıydı. Başlardaki konuya girememesi bırakmaya sebebiyet verebilir, ben bırakıyordum bilem hatta sorra okurken "du ben bunu blog yapam" diyince bi okumalandım.

Teknik detaylar bi kenara biraz da konudan bahsedeyim. Benim yorumlarımı bi kenara bırakıp yine de okumak istersiniz. :'))) 


Okuyabiliniz, bi spoi içerikliği yok zaten bileek spoisiz şaaptım. Dünyanın yokolma mevzusunu 10.sayfada mı ne öğreniok zaten konuda da yazdım. O yüzden don't panic :'')

Konumuz şöyle ki; Arthur isimli dünyalı adam ve onun komşusu Ford'un, Yerküre yok olduktan sonraki maceralarını anlatan bir kitap olarak özetleyebiliriz. Ford, dünyada "tuhaf" olarak nitelenen bir adamken ilerleyen sayfalarda neden bu adam tuhafmış, ne istiyormuş, napıyormuş, bu haller niyeymiş öğreniyoruz. Sanırım gerisi spoilera girer o yüzden bahsetmiycem, dünya yok ediliyor ve biz bu iki karater üzerinden diğer gezegenleri ve yaşam formlarını filan anlatıyor. Dünyanın yok edilmesinin kitapta çok da önemi yok aslında, ya da ben daha serinin ilk kitabını okuduğum içindir bilmiyom, ama batlattılar ve gitti o kadar, sorra Arthur ağlayıp duruyor felan fişmekan işte. 

*Spoi soru: anlamadığım bir şey var. Bu Ford amca neden Arthur'u seçiyor?

*He ben hep bele tutarım kitabı aşldmddsd yok burda sıkıntıdan ölüodum da nail arta verdimdi kendimi gaye tamemen ojeleri göstermek evet.

Alttaki bilmiyom spoi olur mu olmaz mı size bırakıom, baya yaratıcı bişidi bence bura. Evrenin sırrına yeni bi bakış açısı dünyayı aslında fareler var etti!


"İnsanlar dudaklarını devamlı çalıştırmazlarsa, diye düşünmüştü, belki ağızlarını bir daha hareket ettiremiyorlardır."

29 Haziran 2013 Cumartesi

Bugün neler yaşadık? -Nu'est-

En başta belirtmek istiyorum çünkü sonrasında fanlarının bıybıylığını hiç çekemem kavga çıkarırım! Çok öfke doluyum genşler cidden. Bu yazıda hiç yapmadığım birşey yapıcam Nu'est hetırlığı yapıcam. Katlanamayacak olan, bana onları savunacak olan varsa şimdi ve ilelebet bana karşı sussun! Bu blog benim, bu çatı altında istediğimi söyleme hakkına sahibim!
Nasıl başlıycam bilmiyorum, öncelikle günün başına gidiyim ordan başlayarak anlatıyım. Şiğma ile birlikte, bugün Cemal Reşit Rey'de düzenlenmiş olan kpop yarışmasının finaline gittik, nuest de bu sebeple Türkiye'ye geldi jürilik için. Seçilen fanclupların stantları vardı, çekiliş filan yaptılar. Biz Şiğma'yla erkenden gittik, biliyorum çünkü böyle şeylerde erken gitmek iyidir, biz 2 gibi orda olmamıza rağmen çok bi kalabalık yoktu taş çatlasa belki 60 kişi vardı o da çok zorlarsan hani. Stantların fotoğraflarını paylaşıcaktım fakat şuanki sinirimle sanırım onlar hakkında bişi yazamıycam.

*Soldaki Nuest'ın ilk geliş anı sağdaki ise kulise gidişleri





Evvela saat 2 gibiydi sanırım, biz stantları gezerken bi çığlık koptu merdivenlerden nuest geliyormuş. Ay koş koş yapmaya kalmadı nuest geldi ta önümüzde durdu böyle stantların ortasında, ha böyle dibimizdeydi. Ay allam negzeller filan diyyok biz oyh allah filan. Ekranda neyse olar hakkat, yakından pudralarını filan görüonuz tabi de neyse. Herkes çığlıklığa nuest, ren, aron filan bağrıyor böyle. 10 dakka kadar durdular sonra hemen ilerdeki kulis yerine geçtiler! Sonra bir daha, Nuest fan stantlarını gezicek, görevli olmayanlar merdivenlere gidin diye biz salonun koridorundan çıkartıldık(fan stantları salon koridorundaydı kapıda) Neymiş, az önceki curcurnadan nuest rahatsız olmuş! Şiğmayla birbirimize baktık, nası lan? diye cidden nası rahatsız oluyorsunuz siz bre allahsızlar! Az bi vicdan, herkes o kadar itina gösterdi ki yakın olmamaya cidden şaşırdık biz üstlerine atlamalarını filan bekliyorduk milletin. Kaldı ki çevresinde çok ciddi söylüyorum en fazla 30 kişi vardı ya, herkes görünmez bi çember yapmışcasına onlarla mesafeyi korudu hareket alanı bıraktık! Kimse ellemeye felan çalışmadı, nası rahatsız olunuyor? Ve Aron, Ren, Baekho selamladı bi iki el salladı Jr gülümsüyordu ama hani böyle samimiyet sıfırdı. Belirtmem gerekir mi bilmiyorum ama nuest severdim dostlar, dinlerdim ederdim iyi çucuklar derdim ben böyle bi nuest beklemiyordum. 



*Bu fotolar sadece fan stantlarına servis yaptıkları esnada, hayata tutunmaya çalıştığımız merdivenlerden çekildi, oynadıkları oyunu da çekmeye çalıştım ama onda daha gerideydiler.

Sonra dışarı çıkartıldığımızda merdivenlerden izlemeye çalıştık napıyorlar diye. Fan stantlarındaki fanlarla yine belirtmek istiyorum ki L.O.^.E değildi bunlar, oyun oynadılar şu hani var ya kağıttaki kelimeyi hareketlerle karşındakine anlatıyorsun ondan. Bi yapmacık bir sevinme yaptılar bilince kız hopladılar zıpladılar allaşgına siz ne ara kaynaştınız olm? Ne ara ortama adapte oldunuz? Biz de biliyok az çok bu işleri bana "poroğramlarındakiler de rol gereği" şeysiyle gelmeyin, dünkü çocuk değilim! Allam hiç kullanmıycağım tabirler kullanıyorum çünkü gelicek yorumları biliyom ben valla içime doğuyor. Neyse o küçük aralıktan parmaklarımızın ucunda nuest izledik babylern minozların masasını filan gezdi sırf yerden yere vurmak için söylemiyorum ama şahısların yüzüne bile bakmadılar sadece kamera odaklıydılar. Baekho, babylerin masasında ramen yarışmasına katıldı filan. Ren kenarda kamerayla konuşuyordu. Bizden tarafa bir kez olsun bakmadılar! Burda da insan varmış der bi döner bakar insan ya orda millet birbirini eziyor, bi selam ver bi sırıt. Bilmiyorum arkadaşlar anlatmak istediklerim size ulaşıyor mu ama nezaketen bi selam verilirdi! Biz Suju'da, BB'de felan böyle görmedik! Bu liste uzar cidden otun bokun fancami var biliyoruz arkadaşlar biliyoruz, bişi diyorum hakkaten bilerek diyorum ya. Kıyaslamak yapmak için demiyorum kesinlikle sadece örnek olarak veriyorum, yoksa yıl ve tecrübe vs bakımında kıyas yapılamaz bile ama Donghae arabada beklediği dakkalarda fanlarıyla konuşur, fanlarının kamerasını alır fotoğrafını çeker imzalar verir filan. Biz nuest tarafından bırak fanlığı insan yerine bile konmadık. 
*Aralıktan oyunlarını izlemeye çalıştığımız merdivenin aşşadan fotosu o merdivenlerde durmak çok zor genşler kayyo kodumun taşı!

Sonra bize saat 5'de salonun kapılarının açılıcağı söylendi. Saat 5'de herkes 4 çıkışı olan (emin değilim ben 4 saydım fazla da olabilir) salonun kapılarına yığıldı, biz de gittik tabi. Strateji kim önce girerse ön koltuğu kapardı çünkü. Çünkü organizasyon kötüydü, çünkü organizasyon boktu! Bu organizasyonu da koreafans üstüne almış unutmadan bunu da beliritiyim. Kapıda kayıt alan kişi, korefans ve Kore büyükelçiliği şeklinde bir cümle kurdu.

*Kapıda bekleyen kalabalığın bi kısmı

Saat 5 oldu saat 6 ama biz anca içeri alındık! Ve kapıdaki görevlilere herkes öfke püskürtüyor, görevliler bizlen alalen dalga geçtiler! Herkes aç aç diye el çırpıp bağrıyor protesto ediyor, içerden kız çıkıyor gülüyor bağrın bağrın diye el işareti yapıyor bize. Daha yüksek daha yüksek diyor, ulan vicdanına tükürdüğüm sıcakta birbirmize yapışmışız, ayakta durmaktan yorulmuşuz sen hala daha yüksek diye işaret yapıyorsun bana. Senin insaniyetine, senin yapıcağın organizasyona, senin yapıcağın işe ben turşu suyu sıkayım emi! Defalarca görevliye bağırdım, küfrettim, karının götü halen arşdaydı. 3 tane mi ne görevli vardı bizim duruduğumuz kapının önünde, üçünün de havası ayrıydı allam zırt pırt içeri girip çıkıyorlar kapıları açarmış gibi yapıp bizi kandırıyorlar resmen bizimle eğlendiler ya. Sonra haberi geldi a dostlar :'')))))))))))))) Nuest içerde prova yapıyor dediler "sıçarım provanıza bu saate kadar boş zaman vardı o arada niye yapmadılar?" dedim "işte şimdi yapıyorlar ayarlamamışlar" falan dedi biri "ben mi yapıyorum bu planlamayı? Nuest prova saati şu şu arası diye ayarlamak çok mu zormuş" dedim sonra asıl sebep çıktı, sevgili nuest belirtilen saatte provaya çıkmamış. :d:dD:D:d:DD:d:DD:d 
3 şarkı söylediler ve bu 3 şarkı için biz kapıda 1 saat içerde de yarım saat bekledik. Bu kadar olmazdı! Sanatçılık, idolluk bu değil! Dışarda beklediğimizi biliyorsunuz ya biliyorsunuz ve 1 saat beklettiniz bizi belki 1 buçuk saat, ayaklarım yüzünden bu dünyadan kopmuştum ben. Dışarda kapının önünde dipdibe içeri girmeyi bekleyen 600 tane nefes alan bireyler var. K-fanların acısı acımdır bundan sorra, o yapılan görevli zorbalıklarını filan hep bugün içimde yaşadım, suratlarına bağırdım. Çirkefliğimi yaptım, höykürdüm en azından az da olsa nefretimi suratlarına kustum. 


Sonra gelelim performansa, saat 7de dans yarışmacılarının gösterisi başladı Nuest juri koltuğuna oturdu, seyircilerin arasında en önde biz sadece kafalarını gördük. Oy falan verdiler işte orası mühim değil. Sonra sanırım 8 buçuk falandı Nuest sahneye çıktı, Yobuseyo'yu, Face'i ve adını bilmediğim bi şarkıyı söylediler. Ses sistemi BERBATTI! Tüm yarışmacı performansları boyunca kolonları patlayacak ses tonunda tutmaları yetmezmiş gibi nuest performansında da Baekho'nun mikrofonu aşırı açıktı pat pat ediyordu ses bunun aksine Ren'nin mikrofonu ise kapalıydı hiç ses gelmedi, playbackteki şarkıda bile sesi yoktu yani nası anlatıyım ren'nin partlarında derin bi sessizlik vardı sadece müzik çalıyordu. En son şarkıda böyle zıplamalı hoplamalı bişidi, hareketli bişidi işte nuest zıpladı etti felan herkes bu arada sahne önüne yığıldı (aynı JJ'de olduğu gibi) Ren felan el sıkıştı sahne önüne yığılanlara, millet bi tuttuğunu bırakmadı. Ren bi ara aşşa doğru çekildi gidiyordu hele Baekho düşüyordu! Ama üzgünüm (hayır değilim aslında) nuest de -tabiri caizse- arandı. Sahnenin kıyısına gelip fanlara poponuzu dönmek de nedir Baekho ve Ren? Ellenmekten rahatsız oluyorsanız ne diye götünüzü dönüp öyle duruyorsunuz? Ren bi ara çok azıttı eğildi götünü sıçar pozisyona getirdi orda bi kargaşa yaşandı fanlar bişi yaptı göremedik ama kendini zor kurtardı ve suratı beş karıştı ordan sonra kendini toparlayamadı zaten çok sürmedi ondan sonra bitti ve sahneyi terkettiler. Ve bu göt dönme olayını bi kerelik yapamdılar habire bi elletip bi çekildiler. Bu aranmaktır genşler, bu bela geliyorum diyen bi pozisyondur! Kim senden sıçar pozisyondan durmanı istedi? JR, Aron, Minhyun o kadar sahne ucuna gelmediler, acemi de değilsiniz siz artık bu bilmediğinden oldu denilecek bişi değil!




 *Fancam'mim iyi değil hatta baya kötü ama koyyom yine de görmek isterseniz diye.

İlk defa kendimi tam anlamıyla anlatmak istedim hakkaten böyle yazdıklarımı anlayın istedim, ama bu kadar öfkeyle sürekle kendimi tekrar etmişi gibi hissediyorum yazımda. Umarım ne demek istediğimi anlamışsınızdır, ve umarım hak verip vermemeniz önemli değil gerçekten ne yaşadığımızı bilin istiyorum. "Gitti gördü bok atmak için şaapıyor ya" olarak görmeyin isterim. 

*Duyulan konuşma da öndekilerle oturun lan kavgamızdan :''))))) -sinirden gülüyom-


Yobuseyodaki Baekho'nun pat pat eden sesini duyabilirsiniz bak bu fancamimde yüzleri yok ama fakir fancami genşler şasldmasd. 


Fidyoda sadece bi ellenme yakalamışım ama siz onu kafanızda çoğaltıp genele yayın.

Ben Nu'est öfkemden sıyrılıp çok bişiden bahsedemedim ama Şiğma alt başlıklar halinde şurda saydırıyor bakabilirsiniz.


*Fotoğraflar ve vidyolar bana aittir, bizzat elceğizlerimle ezile, itile kakıla zorlukla çekmiş bulunmaktayım copyright'ı bende saklı yani, izinsiz kullanmayın!

27 Haziran 2013 Perşembe

Çok basit bir şekilde..."neden düğün?"


   Yazının başlangıcını size ağaçlı, yeşilli, ahşap evli, çiçekleri böcekleri olan, kuş sesli, denizi efil efil esen harikayn bir doğanın içinden yazıyom. Evde de bloğa geçircem (yazar şuvan geçirmekte!) Ayh hava da pek hoş he güneş bele enseme vuruyor sıcak sıcak :) hafiften de esinti var bele :''') Bok kokuyo ama ossun, gübre onlar, vitamin onlar, onlar ekosistemin temeli...meeh çok koktu şuvan, taa fazla övemiycem. Manzaralı, güzellikli filan yazıyabaşlamış olmam siz sevgili okurcuklarıma güzel şeyler anlatcağım fikri vuk'u bulmasın aklınızda a dostlar. Lakin şu 1 hafta çektiğimi ben bilirim ben hey gidin hey. :''(

  Düğün için benim babamın memleketine gitmemiz gerekiyordu, çünkü evlenen kuzenim orda ve hasım akraba neyin komple orada. Evvele adüğüne gelmeden ben bi yolculuğumu anlatam hele. 8 saatlik -hatta daha fazla muhtemelen çünkü, sadece İstanbul'dan çıkmak 3 saat alıyor!- yolcukta, uyku, sıkıntılılıkla ve midemle ön koltuğu kemiriyordum. Evrenden, düğün iptal olsun diye işaret istedim sanırım dileğimin iletimi esnasında bir değişim oldu bela bana vurdu! koca 8 saatlik yolculuğu kustu kusacak bir mideyle geçirdim. Anam halen yanımda "saçını şöyle yaparsın bak" diyyo *____* kadın bi dur bi dur, hayırlısıylan şurda bi ölüyom bi izin ver allasen ya! Allam o yollar ne o yollar ya allaşgına. En son 3 yıl evvel gittim yine yol yapımı vardı. Yine geldim yine yol yapılıyor bundan 9 yıl evvelde de yol yapımı vardı, siz bu yolları neye yapıyonuz? Hayır aynı yerin asfaltını kaldırıp yeniden koyyon sen nabıon abi sen nabıon? Tak tak tak sarsıntılı yolculuk yapmaktan gidiş-geliş midemle dalağım kalbim hep birbirine girdi! O değil daha 3 yıl evvel tepenin olları patlatıp yolu genişlettiniz, az berisinde yeni köprü yaptınız, şimdi yine neyin yolu neyin köprüsü bunlar? Dalağımı neyin siktir et, bu ağaçlar bu doğal ortam nolcak? Patlattığın tepenin üstü komple ağaç dolu olabilir, azcık ucundan almak bişi değil düşüncesi olabilir de, senin bu her yıl yol genişletmene ağaç dayanmaz yannız. Ben bu memlekete gidince hep böyle bi öfke, nefret dolup geliyorum zaten. En son gittiğimde de amcagillerim ağaçlık araziyi fabrikaya satmıştı onlara eylemlendimdi ordayken bi işe yaramadı ama ----___---- İnsanlık olarak doğayı ebesine kadar zikiyoruz genşler. Karadenize doğru şöyle bir giderseniz net bi şekilde görürsünüz. İnsan doğadaki en üstün varlık olarak kabul görüyor ama bence insan ne yaptığını bilmeyen bi mahluk.
*Düğünden sonra Geriş Tepesi diye bi yer böyle manzarası hoş olan oraya çıktıktı bu da oraya giden uzun tepe yolundan çektiğim bişi.

  Neysem konuyu değiştirmiş bulundum ama çok dokandı genşler. Kınadan başlıycam...kına niye var allaşgına biri gelsin bana açıklasın, mantıklı bi açıklama isityorum! Niye var lan bu meret? Bu kadınlar niye elalemin kız almasına oynuyor? Ben niye oyantılıyorum? Niye süsleniyoruz? Olm evlenen halamın oğlu lan kuzen kuzen, tanımadığım etmediğim biriylen evleniyor beni niye ordan burdan çekiştirip oynatıyonuz? Herşeyden önce niye süslenmeye zorlanıyom? Niye ben boyanıyorum arkadaş! Ben niye güzel olmak zorundayım! Bana mı evleniyor? Hadi ben akrabayım, komşusu, patronu osu busu...lan size noluyor hayır SİZE NOLUYOR LAN!!!! İlk kim çıkardıysa bu düğünü, kınayı, nişanı topuklarını batlatcam, ayak barnaklarını ingiliz anahtarıyla ezicem, dizine çekic indircem. Düğün öncesi bu evlenen kuzenimin kardeşi kıyafetime taktı bi boy da onlan uğraştım yok kısa değil miymiş yok sade değil miymiş, düğün elbisesini de giyince aynı şeyi yaptı bi çığlık koydu kadın "ay bu çok kısaağ" diye "o.O" tipim buydu saane dostum sanane. Kıçı açılcak olan benim sana ne? Öyle çok minilerini giyip de gezen insan değilim (çünkü yok) elbiseylen ço hoşlaştık ondan aldımdı. 


  Bir güzel oynamışım ki sormayın :::::)))))) Öl bit böyle ortada bi kazulet duruyordu elleri şaklıyordu bi tek aşslmdşasd öyle canlandırın gözünüzde. Kınanın yapıldığı salondan bahsetmek istiyom şalmaslmd böyle bi salon yok! Tüm kültürleri, kültürleri geç dünyayı içini almış salon aşsldmalmd bi tarafta yerli motifleri var böyle ok şu yerlillerin kafalarına taktıkları tüylü şapkadan var, bi tarafta şark köşesi var böyle koyun postu mu ne bilmiom ondan sermişler zurna var davul var filan, bi tarafta gitar var bi tarafta Uzakdoğu var asşldmasşd her köşede bu şemsiyelerden vardı, tam da istediğim gibin götürem filan dedim nassa herkes oynuyo görmez dedim de olmadı. :''( Çirkindi ki zaten ben daha güzelini alırım.


 Kına sahibiyim ben, düğün sahibiyim lan ben, benim oturma yerime oturmaya kim nası cesaret eder! Davetlilere salla başı yapmaktan, zorla oynatılmaktan, kına gezdirmekten, kuruyemiş neyin şaapmaktan zaten ayaklarım bağımsızlık ilan edip bana karşı ayaklanmışlar, ayak dibimde sivil savaş var, kadının teki gelmiş yerime çömmüş. Teyze o çantayı bokuna mı koydum ben oraya he? Görmüyon mu sen beni? Hiç mi acımıyon bana? Sorra bi de jiji, asalak gerzeklaı jiji süs havuzuna düştü ---___---- bi de bebeylen uğraştım, bi güzel ıslanmış, yaralanmış felan te allam :'')))

 Sorra düğün günü, olm siz siz olun düğün sahibini evinde kalmayın lan. Allaşgına kendiniz yakın ama orda kalmayın. Halamlardaydık biz işte, bu kuzen benim çok kontrol delisi, mükemmeliyetçi biridir. Anneme çatıyor "yenge sen niye hazırlanmadın?" çocuklara çatıyor "ellemeyin şunları, bi kez olay çıkarmayın vs" bana çatıyor falan filan halama bi bağırdı ama asdakndnas "bi işi halledemion" filan diye neyse işte bunun aksiliği üstündeyken gerim gerim olduk herkes salona gitmeden daha bi boy fırça yedi. Salona geldik işte sorra beni takı takılması için konan iğnelerin tepsisini tutma görevine layık gördüler aha:D kığpsı alın burdan. Alın bunu burdan! Bunu kim çıkardı lan kim çıkardı? 1 saat durdum eminim ama daha fazla da olabilir 1-1 buçuk saat ayakta dikildim, o tepsiyi tuttum. BOK! Ömrü hayatımda ilk kez topuklu giydimdi biliniz mi :'''))))) Barnaklarım ezildi, böyle hani karayip korsanları dünyanın sonunda buzullara giderlerken  mürettebattan biri ayağını tutuyordu böyle barnağı elinde kalıyordu sorra onu geri takmaya çalışıyordu gifini bulamadım artık gözünüzde canladırın tam olarak öyle oldum günün sonunda. MASA YOK MUYDU OLM MASA, MASANIN ÜSTÜNE NİYE KOYMUYONUZ TEPSİYİ LAAAĞĞNN!!!! Beleşe diktiniz beni orda kahrolsun parasız düğün adetleri. O kadar dikildim orda gelen altınları saydım, gözlerim altın neyin oldu böyle paraları filan böyle görünce ağzım neyin aktı hepi, bi allahın kulu da al çıcığım bu da senin olsun diye sevindirmedi beni. Yasıq. 


Yannız evinin binası ço hoş kuzenin -_- Hemen animeler, diziler neyin canlandı gözümde :'') Lanet gitsin boylu boyunca hep nefret etcem senden kuzen! İşte böyleydi, şu 1 hafta bunlarlan uğraştım. Gereksiz büyük konuşmalarına girmek zorunda kaldım, bolca çocuk zırıltısı dinledim, her gelen ehe:D gülücükleri attım, pespaye bi kılıkta gezindim, yoruldum en azından bir düğünü evlilik teklifi almadan kurtardım şasldmas bunu kâr sayyom. Bu son düğündü, artık çevremden yakın arkişlerimden evlenen olmassa (EVLENMEYİN) daha da düğüne neyin gitmem! O değil bi an önce İstanbul'a döniyim diye sınavım var benim yalanı sıktım herkesler ay başarılar, allah zihin açıklığı versin, işşala geçersin filanları habire duyunca kendi yalanıma da inandım ay işşala teyzecim ya çok zor sınav biliyon mu filan oldum şalsmdşmas bunca yıllık yalan tecrübeme leke oldu bu ama ossun gari elleşmiycim bu da deveye küpe olsun ni diyim. Yanımda olamayıp desteğini esirgemeyen siz değerli dostlarıma teşekkürü bir borç biliraşsldms. Sankyu jınımz sankyu :'') 


Bu kediylen de amcamların orda eyleştik allam nebçim sevdirdi kendini mır mır gelip ayağmın dibine yattı filan allam :'')) alıp gelmek istedim ama annem ----____----- kedileri muhafaza cemiyeti seni hiç affetmiycek ana!

18 Haziran 2013 Salı

CL ya.. hani 'Baddest Female' olan!


Bir ay bloğa hiçbir şey yazmayınca vicdan azabı çektim. Utandım, bu ne sorumsuzluk, bu ne kendini bilmezlik, bu ne saygısızlık dedim. O yüzden bu ay aklıma gelen herşeyi yazıyom. Bu sefer de CL'len geldim buraya, aslında bişi yazmıycaktım hakkında ama CL iyi iş çıkarmışın olum didim geçen. İhmal etmiyim iki satır yazıyım bedıst fimeyle. He tabi sıkılıyor oluşumun da bir etkisi var lütfen göz ardı etmiyorum onu şasmdls. 


Evvela; şarkı ilk dinlediğimde çok sıkıcıydı. Cidden, CL'den daha iyi birşey beklerdim "bu ne be" diyip sesini kapamıştım. Videoyu kapamadım hayır, sonunda GD'nin olduğunu biliyodum ondan şooldu :''))) Rahatlıkla söyleyebilirim ki, klipden hala hoşlanmıyorum. Papaylan bu konuyu ciddi ciddi konuşiciğim, bu aşırı zenginlik fışkırtan kliplere bir son ver diyciğim.

Şarkının düzenlenmesi, sözleri ve aranjörlüğünü YG'den çıkan hemen hemen her albümde adı geçen zeka, Teddy üstlenmiş. Cl'in de şarkının sözlerinde emeği varmış. Şarkının teknik kısmına girmiycem, çünkü anlamıycaz biliom asldmas ben anlamadım şahsen. Kısaca yavaş tempolu bir hip hop müziğine sahip şarkı diyorum ben. :') 
Şarkı ilk başta sıkıcı gelse de, performansını izlediğimde "nıy nıy nıy hımm hımm hoş gibi sanki" oldu böyle yemeği çiğnerken tadının ağzına yayılması gibin hayal edin bu nıy nıy kısmını :'') Baddest Female; CL'in kendi için sık kullandığı sıfat muhtemelen o yüzden yine gitti adını, baddest female koydu diye düşünüyorum. Sene 2009, GD'nin albümündeki the leaders şarkısının sözlerinde de öyle diyyo. Hep şarkının adını okuyunca kafamda the leaders çalıyor, zavallı benliğim. 2 şarkı kafamın içinde çalıyor. Neyse kaç paragraf yazdım hala doğru dürüst konuya giremedim.

Klip afedersiniz ama, zenginlik sıçıyordu. Paralıyız biz, arabalarımız var bizim, prada'dan, Scott'dan neyin giyiniyok işte bilin tağam mı! gösterişini gözümüze gözümüze "bak bak bak" diyor, en rahatsız olduğum şey, ilk paragrafta da dediğim gibi 'pembeli dünya' kliplerinden tez vazgeçmelisin papa! Yani YG hep böyleydi aslına bakarsak tabi de ne bilem, bi "tell me goodbye, lonely, it's hurts..." nigga çakması klipler değildi, aralarda vardı böyle "nigga değilik olm özümüzü sapıtmıyak" dedikleri klipler biliyom ben.



Gelen teaser fotoğraflarını da beğenmemiştim CL, hala da beğenmiyorum aslında. İşte arada zenciliği elden bıraksan iyisin, hoşsun seviyom seni ama olmuyor bu kadar zencilikle. Şu dansı hele bi bırakın nolur bak ay allam :''((( ağlıyom hep görünce, YG nigga dansı oldu. Bunu yapmayı almıyonuz herhal şirkete. Tarif edemiycem ama bence zihninizde canlandı, bildiniz siz hangi dansı diyyom. :'') Ama şu bayrak olayını beğendim he, çok hoştu bayraklar. Çucuk danscılar da öyle, onları da sevdim güzel dans ediyo nımıssızlır, papadan bunları ilerde görceksiniz sinyali aldım ben, de artık onların debutunu göremem herhal o kadar yaşamam ben. 

Buraya bi iki canlı performansını da bırakıyorum. Bir iki dinleme sonrasında cidden şarkı sarıyor, bilmiyorum belki benden ötürü bişidir bu o yüzden kimseye "1-2 dinleyin mutlaka sevceksiniz olum ya" diyemiyorum o kadar dengesiz, tutarsız bi insanım ki :'''))))) Şarkıdan çok klip eleştirisi ve YG eleştirisi yapmış gibim oldum ama artık idare etceniz. Şarkıyı sevdim, güzel, hoş demekten başka bişi diyemezdim ki dedim de onları sanırım sevdiğim şeyler üzerine yazacak bişi bulamıyorum D:D:d.d::D oldoğ o zaman hoşçakalın.



17 Haziran 2013 Pazartesi

Kayıtlara geçsin, Thunder asansör kankim olur!



Kıçı kırık çay bahçesi düğünü olacak olan halamın oğlusunun törenine dün farklı bir yorum getirdim rüyamda ladnskdna. Thunder ve Mir maceram vardı dün ::))))) Haftalarca düğün dışında da giyebilceğim elbise olsun diye dolandım durdum mağazalarda, ama rüyamda o elbiseyi değil de bilmediğim bişi giyyom. Giyinmişim bele çıkıyom odadan, asansöre bindim felan, bu arada gerçekte halamın evinde olcam ama rüyamda otel gibin bi yerdeydim aşşa inince avm oldu birden bina alsdsdnad işte bunlar hep direnişten kaldı, neyse biniyom asansöre iniyom aşşa, aşşada böyle mermer kenarlar var orda Thunder oturuyor adlşmsslaasd allam ben bu rüya alemine hep şaşcam herhal, hiç planladığım gibi gitmiyor bu alem. Toplasan 5 dane filan kpopsal rüya görmüşümdür he. İşte Thuder'ın yanına gidiyom enee len Thunder nabin naber filan, böyle bi enseye şaplaklık bir samimiyetimiz var. Thunder "ay iyi senden, nellerdesin bak hiç görüşemioz" ağzı yapıo adeta içinde bi ilkokuldan Fatih yaşıyor, allam yarappim, rüyamda bırakın lan beni, rüyamda çıksın şu adetler. :''( Thunder bi süzüyo şöyle beni, "bu senin aldığın düğün kıyafeti değil mathicim" diyo, ben de bi üstüme bakıyöm "aaa neey bakim..hiiğğ" oluyöm onun demesiyle farkediyom allam nebçim salak bi karakter yaratılmışım rüyamda :''( Kim çiziyo bu dünyayı! Sorra, "hemen dönmem lazım ay hemen denişiyim üstümü olam" diyyom. Kaçıncı katta olduğumu mu unutuyom ne bişi oluyor orda hiç şaapamıom Thunder'a soruyom "kaçıncı kattaydınız siz" diye onların kaldığı katı niye soruyosam alskdnds "bilmiyom ki" diyor 2 gerzek bi rüyada buluşmuşuz adeta :''))) Mir'e sesleniom "çıcığım kaçıncı katta kalıyordunuz siz?" diyyom o da "3.kat" diyo koşuyo geliyo yanımıza, birlikte asansöre biniyoz üçümüz. Çıkıyoz 3.kata, Mir diyor ki "yok burası değildi ya" yapıyor sonra 2.kata iniyoruz "burası da değildi" diyoz 4e çıkıoz bura da değildi aldknsdad sorra görevli geliyor "burası oyuncak değil kocaman insanlarsınız nabıonuz siz" filan diye bize bağrıyor asansöre yanımıza biniyor biz kafamızı önümüze eğyok utanıoz, asansörün kapısı kapanıyor ve rüya sona eriyor şalsdmasşd.
Ne kaa saçma rüyalar görüyom allam ben. Bunu da anlattım ki anı olarak kalsın, nalet düğün bana neler yaşatıyor olduğunu buraya iliştiriyom sorra dönüp dönüp sövcem bunlara hep. Hiç unutmıycığım bu zamanları. Thunder pembe kafasıylaydı bu arada :''')

15 Haziran 2013 Cumartesi

Ele bişilir işte

Çizimdeki bi mankenmiş ilgim alakam yoktur alskdknd ele foto olarak dursun diye koydum.


İstanbulumuzun taşı toprağı pazar arkaşlar. Neresine gidersen git bigününde illa pazar vardır orada. Lakin cumartesi günü, İstanbul için kutsanmış bir gündür pazar alışverişi için. Çünkü kıyafetli pazarlar cumartesi, çarşamba bi de salı pazarlarında soğ naysdır. Nereye bağlamaya çalışıyorum, biz bugün yine cumartesi pazarı olan Bakırköy'e gittik de ona gelmeye çalışıyom. Öldüm lan! Şu iki haftamı istisnasız her gününü lanet gitsin sizin düğününüze diyerek lanetledim. Artık o düğünden bi halt beklenmez bencesi. Neyse bu vesileyle Bakırköy pazarını keşfetmiş olmanın sevincini yaşıom ama. :'') Kocaman bir pazar genşler, böyle 5 liraya zaradır odur budurun tişörtleri elbiseleri var :''')) söylemesi ayıptır 5 teleye bi adet pull and bear elbisesi aldım, rafta olsa bu ni yiağ derdim kesin ama 5 tele olunca karşı koyamadım şaldmşalsmd.
Yolculuğumuzun başında, metrobüse bi teyze bindi, bindiği gibin bi gencin başına çöreklendi ve "ben buraya oturabilirim dimi, bence otururum." dedi çocuğu kaldırdı, pıt yerine çömdü kadın. Tövbeler ossun böyle yaşlılık lan, sen ne ara kestirdin onu gözüne de hemen şaaptın. Bi de o nası bi yer isteyiş, adeta bi mafyaydı kadın, eli de belindeydi böyle "bence ben buraya otururum" annem de bi "aa aaağğ" sesi çıkardı böyle melodili. Sorra kadının arkasında bizim yanımızda, biri telefonda konuşuyordu, kürtçe konuşuyordu. Annemlen ben de bıdı bıdı konuşuok birbirimizlen. Sorra bu kaldıran mafyalı teyze "ay başım ağrıdı zaten tansiyonum da düşmüştü ay" havalarına girdi " ay ne konuştu ne" yapıyor. Annem de dedi, " benden mi rahatsız oldun teyze" dedi. teyze "yok yok bu arkadakinden" dedi adamı kastetiyor. Sorra duramadı adamı uyardı "oğlum az ilerde konuş yağ" yaptı böyle bi çemkirir edada. Adam da "sen benim konuşmamdan değil dilimden rahatsız oluyorsun duyuyorum ben seni mırıl mırıl edip durdun önünde" dedi, teyze de "ay yok ama tansiyonum..." dedi, adam da "hiç ağız yapma teyze siz bunu hep yapıyorsunuz anam dilim bu benim." dedi sorra önden başka bi teyze daha karıştı olaya "ay öyle değil böyle" filan şeklinde aynı lafları söylediler. Adam bizim yanımızda dururken bizim rahatsız olmayışımız fekat tee en öndeki teyzenin de tartışmalarına karışmış olmaları ilginçti. :/
He bu da dipnot olsun, ikinci kaplumbağam da öldü. Akvaryum başucumda boş boş duruo, balık alam bari içinde yüzsün olması fenkşui yaparım didim ama balığı da gidip pet shoptan almak istemiyorum. Tükkan yerine doğada nerden bulcam ben japon balığı neyin diye düşünüom aşsldamds en son babama "denizden hamsi tutak bari onu koyak baba olmadı balık çiftliğine kadar büyütürük işi" filan dedim babam güldü etti filan sorr bi kafaya yattı sorra bi ciddi düşündü ciddili bi şekilde hamsi balığı çiftliğimiz olcaktı s:SSs ne de severim hamsiyi allam :d:DD:D.D:dd ay lev hamsi d.ddd.D:D: Sözün özü bildiğiniz bi yöntem varsa tükkansız almanın, diyiverin oldoğ hoşçakalın. :''))