7 Haziran 2013 Cuma

Ülkeyi kaçıramadık ya hep ondan.. #direngeziparkı #bubirsivildireniş



  Dünkü son yazıyla bu direniş postlarına bir son vericektim fakat, anladım ki olaylar durulmadan bu pek mümkün değil. Biliyorsunuz ki dün başbakan ülkeye döndü. Ülkeye döndüğünde havalanında neler oldu? Öncelikle, eylemler sebebiyle Osmanbey'e kadar kısaltılan metro seferleri gece 2'ye kadar uzatıldı. Çünkü başbakan ülkeye girmişti. Ve konuşma yapıcaktı, yüzde ellisine. Ve böylesine alelacele toplanılan bir kalabalık için hiçbir zorluk çıkarılmadı. O klasik "valilik izin verdiyse olur, valilik nereyi uygun görürse olur" tavrı ve söyleminin aksine Atatürk Havaalanında hemencik bir konuşma ve kalablık ayarlandı. Bu toplanmanın nasıl odluğu değinilmesi gereken bir konu. SMS ile davet gönderildi. Yandaş ve satılmış biricik medyamız olayları yine aynı şekilde yandaşcana duyurdu.


Konuşmasında ise başbakan yine provokotörlüğü elden bırakmıyarak halkı kışkırtmaya devam etti. Olaylar yavaş yavaş dinerken, tam azaldığını düşünürken umut beslerken bir şeyler iyiye gidiyor olmasına, yine bir yırtık don hadisesi oldu. Neredeye tüm köşe yazarlarının dediği gibi yapılması gereken sadece bir özür dilemekken, bu inat, bu diş bilemek nedir halka karşı? Biz bu eylemdekiler ve eylemi destekleyenler, ne Chp ne Tkp ne başka birşeyiz, sadece sıradan işinde gücünde olan oy zamanı belki de çoğumuz oy kullanmayan insanlarız. Bunu kabullenmek, gerçeği görmek neden bu kadar zor? Neden hep bir üke karıştırıcısı aranıyor? Neden halkın birşeylerden mutsuz olucağı, istemiyor olucağı düşünülmüyor? Neden sorumluluk alınmıyor? Meclis konuşmasında geçen gün, milletvekilinin adını bilmiyorum, bir kadın milletvekili "Hatay'da ölen çocuğun sorumlu kim? Onu kim öldürdü?" diye akp milletvekillerine sordu. Meclis koltuğundan bağırdılar "sizsiniz, siz öldürdünüz, siz sorumlusunuz" dediler. Üzüldüm, gerçekten yitip giden bir can var ve hiç kimse bunun sorumluluğunu almıyor. Yaptıkları yanlışların bu kadar farkında değiller. Yani farkındalar fakat bu kadar yaptıklarını doğru ve yapılması gereken olarak görüyorlar ki ortadaki suçu görmüyorlar. Suç ve yanlış olarak saymıyorlar. 


Böyle bir kafa yanlış. Böyle bir kafa sizi haklı gösterme. Böyle bir kafa, vahşeti nasıl görmezden geldiğinizi gösterir. Vurun kahpeye mantığı, düşüncesi yanlış a dostlar. Eyleme gölge düşüren oldu, eylemi haksız çıkaranlar oldu, yanlış gösterilmesi için ellerinden geleni yapanlara malzeme oldu bu yapılanlar. 

Ve medya bu sefer ispatlı bir şekilde ne kadar yandaş ve tek bir koldan yönetildiğini gösterdi. 


Hepsi aynı ağızdan, aynı başlık ve içeriğe sahip oldu. Gözümüz aydın. Medya her zaman iktidarın kullanımındadır. Hiçbir zaman özgür değildir, özgürmüş gibi gösterilir sadece. Adı üzerinde "devletin" yayın organları ;) kıpsı gördünüz mü?










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder